kayıt

şubat

  1. 2
    ben bu içimin yankısı, ben bu içimin koruyla
    bu narı daha fazla taşıyamam.
    düşecek ellerimden, dağılıp dökülecek odaları,
    dayanamam.

    benden sana mevsimlerden anne, uykularımdan tüller,
    ömrümden ağrılar sızmıştır.
    bu aşk bende bir imkansızlık tasarımı gibi kaldı,
    kaldıramam.

    adı şubat olan bu şiirde kalbim
    uzun bir nehir gibi ağrıyor. inat yumağım çözüldü.
    sol omzundan siyah atımı, sana düştüğüm o eski şubattan
    çukurumu alıyorum.
    benden kalan boşluğa kırmızı bir araf düşüncesini koy.
    nasıl hatırlanırsa bir yaprakta bir orman
    bu kez o olsun beni sana hatırlatan.

    bir gün olur senin de düşerse elinden nar
    aşk bir gün seni de alır bir yerden bir yere koyar
    ne zaman ki kaplar gönül mülkünü kar
    çağır o zaman, anlatırım sana,
    bir ömürden nasıl döne döne geçer turnalar.

    sanma ki inadımda sarı bir safra
    dilimde uçuşan rüzgarlı bir sayfa
    sözlerimde silinmiş şifre vardır.
    sökmedin beni çölden yolum araftır.

    (bkz: birhan keskin)
    #38012 hafifmerkep | 13 yıl önce
     
  2. tümünü gör